Skip to content
15/05/2012 / mimark

Canım Anneme

Kısa not: Bazı teknik sebeplerden dolayı dün(14.05.2012) yayınlanamamış olan yazıdır.

Bir Anneler Günü daha geçti. Aslında anne olduktan sonra insanın farkına vardığı annelik, sadece 1 gün değil her gün kutlanmalı, minnet duyulmalı ve bunun üzerine durup düşünmeli “Başka kim benim için hayatında bu kadar çok şeyden vazgeçmeyi, hayatını tamamen durdurmayı, değiştirmeyi, hayallerini ve hedeflerini bekletmeyi/ertelemeyi ya da onlardan vazgeçmeyi seçer?” diye. Hamilelikle yavaşlamaya başlayan hayatınız, kucağınıza aldığınız küçücük insanla bir anda nasıl da değişiveriyor, evinizin düzeni, yaşam biçiminiz, alışkanlıklarınız, sosyal yaşantınız, ilgi alanlarınız, sohbet konularınız değişiyor, özgürlükleriniz kısıtlanıyor ya da şekil değiştiriyor. Eski düzene geri dönmek artık mümkün olmuyor. Doğuma giderken evden 2 kişi olarak çıkıyorsunuz ve bir aile olarak geri dönüyorsunuz. 9 ay heyecanla beklediğiniz, hazır olduğunuzu zannettiğiniz yeni hayata başladığınızda affallıyor, şaşırıyor, korkuyor, endişeleniyorsunuz. Yorgunluktan, uykusuzluktan bahsetmiyorum, zaten bu konuda yazılan, söylenen, bilinen yeterince mevcut. Çoğu kişi de (bekar ya da henüz çocuk sahibi olmamış) bebek bakımını tamamen uykusuzluktan ibaret sanıyor. Oysa dediğim gibi yepyeni bir yaşam biçimi. Bu yazdıklarım tamamen ilk kez anne-baba olanlar adına. Sonrasını, tecrübeli bir şekilde yeniden anne olmayı ve yaşananaları henüz bilmiyorum.
Son olarak -asıl konuya başlamadan önce- söylemek istediğim, bunca sene ben, sadece en iyi şekilde öğrenci olmayı bilmiş, notlarını, derslerini, projelerini dert etmiş, ilkokuldan itibaren sene sonu ortalamasının hesabını tutmuş, aldığım belgeleri, kazandığım yarışmaları, yurtiçi-yurtdışı sunumlarımı, tezimi, diplomalarımı ve eğitimimi en ön planda tutmuş bir kişi olarak -ki bunlar iyi ki de olmuş- hamileliğim ile beraber dersten kalan, sonrasında düşen not ortalamam dolayısıyla doktoradan kaydım silinen, aftan yararlanmak isterken gerek olmadığını öğrenip sonrasında üniversitem tarafından öğrenci kabul edilmeyen ve eğitimi zorla sonlandırılan bir öğrenciye dönüştüm. Kısaca; çok başarılı -bu konuda mütevazı davranamam- eğitim hayatım, okuldan atılarak son buldu. TRAJİK. Sebebi ise anne olmayı, kızımla ilgilenmeyi, hamileliğimden itibaren  önce onu düşünüp sağlığını ve sağlığımı ön plana koymayı ve herşeyden çok onu doğru yetiştirmeyi, her an yanında olmayı seçmiş olmam. Hiç de pişman değilim. İyi ki de okuldan atılmışım da her günümü kızımla dolu dolu geçiriyorum ve büyümesine, gelişmesine, her türlü yeniliğine şahit oluyorum. İyi ki varsın İpek ve iyi ki annenim. Seni çok seviyorum.

Benim 1 (anne adayı iken)+ 2=3. anneler günümdü, tabii ki İpek’in henüz farkında olmadığı ve kutlamadığı Anneler Günü. Oysa onun ilk kez kutlayacağı Anneler Günü, gerçek anlamda benim ilk Anneler Günüm olacak.

Ben ise anneme bir kart ile birlikte bir de hediye kutusu hazırladım. Kutuyu, “Mis Kokulu Annelere” yazımla beraber çarşamba günü paylaşacağım. Bugün paylaşmak istediğim ise “sonsuz kart“. Sürekli açılan ve açılan ve açılan ve açılan bir kart. Çok ilginç ve sürprizli, yani tam benlik. Çok keyifle hazırladım. Canım anneme, bugüne kadar benim için yaptığı herşeye ve hep yanımda olduğundan dolayı teşekkür etmek için. İyi ki varsın.

2 Comments

Leave a Comment
  1. Burcu Arkut (@burcuarkut) / May 15 2012 13:11

    çok ilginç bir sistem:) güzel baya..

  2. Banu NALCACI / May 15 2012 18:51

    Bayıldım, ellerine sağlık

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: